Genel

Tahsilatın Elli Tonu

fifty-shades-of-grey-scandal-trailerKabul edelim ki, şirketiniz yerel de olsa, uluslararası da olsa ödenmemiş alacakların tahsilatı için uğraşmak genellikle iç karartıcı bir faaliyettir.

Tahsilat, tabii ki de ikna etmeye dayanan bir faaliyet ancak süreç bununla kalmayabiliyor ve başarılı müzakere teknikleri gerektirebiliyor. İkna, gözdağı verme ve kamçıyı eline alma gibi konuların, sürecin bir parçası olmaları nedeniyle tahsilat ve uluslararası çok satanlar listesindeki Grinin Elli Tonu kitabı (artık sinemalarda!) arasında bir paralellik kurmak istiyorum. Bazen, şirketlerin bunu kendilerine neden yaptıklarını düşünüyoruz; nedeni kurumsal mazoşizm olamaz, değil mi? Ancak işin gerçeği daima aynı: Birinin bekleme süresi uzadıkça, tahsilatı hiçbir zaman yapamama tehlikesi daha da büyüyor. İşin anahtarı, tedbir ve gerektiğinde yardım almak. Yaptırım gücü olmayan mahkemelerle yüzleşmek veya sonucu belirsiz olduğu halde çok fazla para ve enerjiye mal olacak hukuki süreçlere girmek istemezsiniz elbette. Faaliyet gösterdiğiniz ülkelerde tahsilatla ilgili süreçleri bilmek zorundasınız.

İşin içinden çıkmak için bol şansa ihtiyacınız olacak çünkü tahsilat yapmanın yollarının sayısı, dünya üzerindeki ülke sayısına eşit.

Bu raporda 44 ülkeyi analiz ettik ve size rahatlıkla söyleyebilirim ki tahsilat yöntemlerinin 44 tonu var! Avustralya’da hızlandırılmış muamelelerin yokluğundan, Arjantin’deki fahiş ödeme vadelerine kadar bu konu hiçbir zaman kolay gözükmüyor.Belçika’dan Brezilya’ya kadar pek çok yerde dostane düzenlemeler, yasal faaliyetlere tercih ediliyor. Diğer bir ilginç nokta ise insanlar gelişmiş ülkelerin on kat üzerinde büyüme oranları kaydeden bazı ülkelerin neden halen “gelişmekte olan ülkeler” olarak nitelendirildiğini sorduğunda bunun özel sektörün güvenlik ağının nasıl örüldüğüyle de ilgili olması. Ödeme uygulamalarından mahkemelere ve iflas süreçlerine kadar bir ülkenin çekiciliği hem itibarına, hem de dünyanın geri kalan kısmına birlikte kolay çalışılabilecek bir ülke olarak görülmesine bağlı. Tabii ki, önemli olan talep ve alıcılar
olduğu sürece neden harekete geçmeyesiniz ki? Ancak aldığınız riskler, özellikle alacaklarınızı nasıl tahsil edeceğiniz konusunda belirsizliklerin olması, pek çok CEO ve hissedarın canını sıkabilir. Bununla birlikte iyi haberler de var: tüm ülkeler, kurumsal adaleti sağlamak ve uluslararası şirketlerin yerel ortamda adil muamele görebilmeleri için çaba sarf ediyorlar. İdeal olarak, özellikle uzmanların her zaman biraz alın teri dökmesi gerekiyor.Sonuç olarak, bu kâbusun uzun sürmesini istemezsiniz;     her  zaman zevk ve acı arasında ince bir çizgi vardır…

 

Ludovic Subran

*Euler Hermes  Aralık 2014 Tarihli Ekonmik Görünüm Raporundan alıntıdır